31 Aralık 2009 Perşembe

HOŞ "GEL" YENİ YIL



hoş gel yeni yıl...
nolur hoş gel...
giden yılı arattırma...
umudum ol...
bana dün öğrendiğim atanamadığım haberini unuttur...
vefasız arkadaşlarımı unuttur...
yurt dışında yüksek lisansı kaçırdığımı unuttur...
üniversitedeki son senemi unuttur...
yalnızlığımı unuttur...
mümkünse eğer tüm geçmişimi unuttur...
bana umut oll..
mutluluk oll..
giden senenin gitmeden önce tek güzel süprizi Hotav ' dan daha güzel süprizler yap...
yeni bir hayata yeni ve sağlam bir yelken açmamı sağla...
topla beni...toparla beni...
tam şu anda özgürlüğe ve KAİDE ALMAMAYA at beni..
ne Yurtdışı ne Ankara ne Yükseklisans ne arkadaş ne de İngilizce...
vazgeçtim hepsinden..
sadece umut getir bana..
yanında özgürlük soslu güç...
hoş gel yeni yıl..
gek ama hoş gel...

30 Aralık 2009 Çarşamba

HOTAV



hoşgeldin hayatımıza Hotav...

bu kadar derdimin arasında benim neşem oldun...sadece 7 günde...

ilk geldiğin gün tedirgin, ürkek, yorgun ve hareketsizdin...

sevgimize ve yüreğimize hoş geldin...

3,5 aylıkken bile seni sanki doğduğun güne tanık olmuşuz gibi sevdik sahiplendik...

sen bizimle yavaş yavaş büyürken; biz de seninle yavaş yavaş büyüyeceğiz...

İlk fotoğrafını çektüm bugün :)

kemik yerkenki halini...parkta ağaç diplerini koklarken ki halini...patilerini kaldırmış halini...

her an her dakika seninle olmak ve koşmak istiyorum...

rüzgar ve sen...sevdiğim iki şey bir arada..özgürlüğe seninle koşmak...

Kangal'ların çok korumacı lduğunu biliyordum ama bu özelliğin 3,5 aylık bir yavruda hemen görülebileceiğini hiç tahmin etmemeiştim ; bugün gitmedin beni bekledin deli :)

Adın gibi olursun inşallah kızım...Büyürken yanında olmak sahibin değil dostun olmak istiyorum...Hotav...Uzun bir ömre inşallah..

4 Aralık 2009 Cuma

istediğim ne af ne ceza



sahip olduğum halde sahip olamadığım her şeye ithafımdır.
seçememekten bıktım.
yap! deme lütfen

yapma! deme lütfen

yapamazsın! deme lütfen

lütfen...

artık bana neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleme lütfen

aramızdaki buzlar erimiyor

bu buzları eritmeye ne ısım ne zamanım kaldı

az önce daha az önce ilk kez itiraf ettim sana

sustun
diğeri haklı dedi bense söylediğim an eridim...
hayattaki tarafımı değiştirdiğin günü hatırlıyor musun?

zannetmiyorum; o kadar kendinleydin ki...

işte aslında o an ititraf etmeliydim;
belki işe yarar önüne geçerdin...

ama şimdi bunun için ben mi suçlu oldum?

internet sayfasında bilmem kimler okusun diye mi yazıyorum bunu? HAYIR...

sana sesimi ilk kez duyurduğum için ve pişman olduğum için ; ama bu seferde pişmanlığımı üzüntümü sana itiraf etmek için cesaretim olmadığı için bu insanlara itiraf ediyorum...
istediğim ne af ne ceza
sadece 5 gün öncesi.