16 Mayıs 2009 Cumartesi

GARİBILBIL BİR DURUM

dün ne kadar neşeliydim

bugünse bir o kadar mutsuz.

sebepleri nedir ne değildir bilmek istemiyorum,ilgilenmiyorum da.

kim ilgileniyor ki.

sürekli verilen ama bir türlü tutulmayan sözler...

sürekli yapmacık da olsa gülmemi isteyenler ve anı kurtaranlar...

canını sıktıklarım ve canımı sıkanlar...

olmadığım şeylerle suçlanmalarım....

yapmadığım şeylerle suçlanmalarım....

düşünmediklerimle suçlanmalarım....

görmediğim şeylerle suçlanmalarım....

işitmediklerimle suçlanmalarım....

hatırlamadıklarımla suçlanmalarım....

hatırladıklarımla suçlanmalarım....

SUÇLANMALARIM VE GENE SUÇLANMALARIM!!!

sonra hiç bir şey olmamış gibi başa dönmeler,

hayali mutluluk içinde "mutlu" olmalar.

ardından tekrar suçlamalar...

bir kısır döngü...

garibılbıl bir durum değil mi...

AÇIK MAVİ, KARANLIĞA KARŞI SAVAŞIYOR

sabaha kadar düşündüm...
en eski soruya cevap aradım:
tarih benim elimde olsaydı ne yapardım?
düşündükçe küçüldüm,
küçüldükçe anne karnındaki halimi aldım,
mp3 ten "open your eyes" diyen todd'u duydum...
açamadım; artık çok geçti.
her şey ve her şey için.
benim için ve ankara için.
ankarayı geride bırakmak adanayı geride bırakmak gibi olacak eminim..
hatta daha az acıtacak canımı..
321 dedim...
lanet turuncu perdeye baktım...kahverengi görünüyordu..
ne .... tan bir renk dedim...
bu .... çukurunda ne olmasını bekliyordum ki zaten!
oysa ki 8 numarayı açarken ne kadar umut doluydum,
şimdi 7 numarayı kapatırken çok hevesliyim.
dışarda eğlenenleri duydum,
içenleri de,
sevişenleri de...
bense açık mavi bir gökyüzüne aşığım,
karanlığa değil.
ama nedense karanlık bir odada lanet olası turuncu perdelere bakıyorum ve dinliyorum.

YASDUSEN

unutmayacağım...hatırlayacaksınız...belki pişmanlıklarda buluşacağız tekrar...o zamana kadar hepinize elveda...

herkes hatırlasın beni herkes
bilsin!
bilsin perişanlığımı.
bilsin kırgınlığımı.
"I'll remember you"....
tanık olduğum hayatlar
"I can hear you..."
nefesleriniz kadar yanınızdaydım
yakınınızdaydım.
"the times miss me"
buğday tarlaları hareketlenin
kavaklar hareketlenin
baraj yolu dile gel
ve söyleyin
gitarım ne zaman kırılmıştı?
ve söyleyin
404.22422.321 ne oldu?
ve siz artık rahat nefes alanlar
söyleyin bana ne yaptınız?
"I'll remember you
That is all that I can do
But I'll remember"

321


güneşli, bol güneşli bir günde üşüyorum..
gitmek çare değil, kalmak da öyle..
biliyorum ne hissettiğimi,
biliyorum benliğim neyle dolu,
biliyorum nerdeyim nereye gidiyorum..
hayatım lanet olası bir çukur ve ben de bu çukurun laneti!
dipleri mesken edindim!
loş bir şişedeyim!
belki de bir dumanda!
yalnız olmak ne büyük bir lütuf biz insanlar için...
sorunlardan kaçmak için bir kurtuluş benim için....
cidden yalnız olmak istiyorum!
kimse olmasın yanımda
kimse kalmasın yanımda
kimse görmesin
bıraksınlar meskenimde yaşayayım..
rakı şişesinde bir balık olamam...
ilköğretmen hiç olamam...
nick&norah'nın sonsuz şarkı listesinde bir şarkı olsam??
imkansız!
çevremde o kadar insan varken ve hepsi beni severken neden çiziktirdiğim harfler bilinmedik
yazdığım yazılar karanlılarda?
ne lüzum hissediyorum da bilinmediklikte ısrarcıyım???
sormayın neden
sormayın!
benim sırrım bu, sizlere söyleyemem..
affedin beni dostlarım
affedin beni...
balık da olamam, öğretmen de
bırakın meskenimde bilinmedik şeyler çiziktireyim
bilinmeyecek hayaller kurayım...
ve gün gelir musalla taşında üşüyeyim...

YASDUSEN

3 Mayıs 2009 Pazar

BENİ MUTLU EDEN...


Ankara...Ah soğuk Ankara...Yorgun ve karamsar Ankara...Bir garip Ankara'm...Odama geldiğimde beni hüzünlendiren, sabah egoya sürüdüğümde ayaklarımı geri geri çekenAnkara...Alışamamazlığı alışkanlık yaptıran deli Ankara.Canımıniçi olmasaydı dayanabilirmiydim ben sana!

Gülmeyi unuturdum o olmasa.

Sevmeyi unuturdum o olmasa.

İnanmayı, sevilmeyi ,güvenmeyi, büyüklüğü, neşeyi ve huzuru, şefkati, acımayı,....

Kendimi unuturdum o olmasa.

Dağ başında kalmış bir can gibiydim.

Söyleyemediğim şarkı, soluyamadığım koku...

Göremediğim küçüğüm.

İlk ve son kardeşim.

Büyüdüğünü göremedim!!

Yanında olamadım!

Arkadaşı olamadım...

Yükünü taşıyamadım...

Kardeşim;

Seni sana terk ettim...

Hep Ankara!

Hayır "Bencillik" !!

Hayır "Ben"!!